| |
Çevresel nedenler
Gebe kalamamanın nedenleri araştırılırken çiftlerin bir kısmında araştırma
sonuçsuz kalır ve bu durum "açıklanamayan infertilite" adını alır.
"Açıklanamayan infertilite" konu hakkında bilimsel veriler arttıkça giderek
daha iyi anlaşılabilir hale gelmektedir. Örnek olarak, tüp bebek
yöntemlerinin henüz gelişmediği dönemlerde kadının tüplerinin açık, erkeğin
spermlerinin de normal olmasına karşın "açıklanamayan" gebe kalamama
olguları, laboratuar yöntemlerinin gelişmesi sayesinde günümüzde giderek
açıklanabilir hale gelmektedir. Her geçen sene "açıklanamayan infertilite"
olgularının oranı giderek azalmaktadır.
Son zamanlarda günlük yaşamda maruz kalınan çeşitli maddelerin sperm hücresi
ve/veya yumurta hücresi ve/veya sperm-yumurta birleşimi üzerindeki olumsuz
etkilerinin saptanmasıyla gebe kalamama nedenleri arasında yeni bir
altbaşlık oluşturulabilecek kadar fazla bilgi toplanabilmiştir. Aşağıdaki
yazıda 2000-2001 yılında bu konuda yapılan çalışmalardan elde edilen
verilerin özetini bulacaksınız.
Bu etkenler insanın kendi alışkanlıklarından kaynaklanabileceği gibi iş
yaşamında veya günlük yaşamında karşılaştığı maddeler de olabilmektedir.
"Açıklanamayan infertilite" olguları değerlendirilirken artık kişinin iş
yaşamı, sosyal yaşamı ve alışkanlıkları da ayrıntılı olarak
değerlendirilmekte ve çiftlere, zararlı olması muhtemel etkenin giderilmesi
için gerekli önerilerde bulunulmaktadır.
|
Etken
|
Kadında oluşması muhtemel etki(ler)
|
Erkekte oluşması muhtemel etki(ler)
|
|
Sigara dumanı
|
gebe
kalamama, geç gebe kalma, IVF (tüp bebek) başarı oranının düşmesi
|
düşük
meni hacmi, dölleyebilme yeteneğinde azalma
|
|
Alkol
|
adet
düzensizlikleri, gebe kalma süresinde uzama, düşük riskinde artış
|
bilinen
bir etki yok (aşırı alkol kullanımı erkeklerde testislerde ufalmaya
neden olabilir)
|
|
Perkloretilen (kuru temizleme sanayi)
|
gebe
kalma süresinde uzama, düşük riskinde artış
|
eşte
düşük riskinde artış
|
|
Toluen (matbaacılık)
|
gebe
kalma süresinde uzama
|
eşte
düşük riskinde artış
|
|
Etilen oksit (tıpta cerrahi aletlerin sterilizasyonunda kullanılan bir
madde)
|
düşük
riskinde artış
|
eşte
düşük riskinde artış
|
|
Nitröz oksit (anestezik bir madde)
|
gebe
kalma süresinde uzama
|
eşte
düşük riskinde artış
|
|
Radyant ısı (kaynakçılık, seramik ve döküm sanayi, gıda sanayinin
çeşitli dalları)
|
bilinen
bir olumsuz etki yok
|
sperm
kalitesinde azalma
|
|
Ağır metaller (başta manganez ve kurşun) (çelik imalat, maden ocakları,
alkalen kuru pil üretimi)
|
düşük
riskinde artış
|
impotans
(peniste sertleşmenin olmaması), libido azalması (cinsel istek azalması,
dölleyebilme yeteneğinde azalma, meni kalitesinde azalma
|
|
Organik çözücüler (boyacılık, kuaförlük)
|
gebe
kalamama, gebe kalma süresinde uzama, adet düzensizlikleri, düşük
risklinde artış
|
libido
azalması, eşte düşük riskinde artış
|
|
Klorohidrokarbonlar
(çevresel atık-günümüzde oldukça azaldı)
Tetraklorodibenzodioksin (çevresel atık)
|
endometriozis, düşük riskinde artış, gebe kalamama
|
bilinen
bir olumsuz etki yok
|
Yukarıdaki etkenlerin bazılarıyla ilgili ek bilgiler
Sigara
Sigara dumanında bulunan yaklaşık 4000 farklı kimyasal madde arasında 43
kanserojen madde, 300 üzerinde polisiklik aromatik hidrokarbon insan
sağlığını olumsuz etkilemektedir. Hem aktif (bireyin sigarayı kendisinin
kullanması) hem de pasif (bireyin sigara içilen ortamlarda bulunması) sigara
kullanımı kadında gebe kalma ve gebeliği devam ettirme aşamasında sorunlara
yol açabilmektedir.
Sigara kullanımı gebe kalma süresini uzatması dışında, ART (Asiste
Reproduktif Teknolojiler, yani tüp bebek ve diğer yöntemler) başarısını da
olumsuz etkileyebilmektedir.
Sigara kullanımının erkeğin dölleyebilme yeteneğini olumsuz etkilediğine
dair kesin bilimsel bir veri bulunmamasına karşın, son çalışmalar özellikle
sınırda meni parametreleri olan erkeklerin sigarayı bırakmaktan fayda
göreceğine işaret etmektedir.
Alkol
Alkol de aynen sigara gibi özellikle kadının üreme sistemini ve üreme
özelliklerini olumsuz yönde etkilemektedir. Bu etkiler günlük alınan alkol
miktarı ile doğru orantılı olmakla beraber henüz gebeliğin planlandığı
aşamada ve gebelik döneminde "alımına müsaade edilebilecek minimum alkol
miktarı" belirlenebilmiş değildir.
Çevresel atıklar
Her ne kadar çevresel atıkların dünyadaki tüm canlıların yaşamları
üzerindeki olumsuz etkileri giderek anlaşılsa ve bu etkileri gidermek için
ciddi önlemler alınmış olsa da (örneğin klorohidrokarbonların endüstriyel
kullanımdan çıkarılması(popüler örnek: deodorantlar)), çağdaş insan her
geçen gün yeni kimyasal maddelerle ve hatta yeni "radyasyon" türleriyle
karşılaşmaktadır (cep telefonları, bilgisayarlar gibi).
Bu çevresel "atıklar" insan bedenini maruz kalınan dozla doğru orantılı
şekilde etkilemekte ve kişinin kendine özgü genetik ve bedensel özellikleri
etkinin oluşmasında belirleyici rol oynamaktadır.
Henüz cep telefonları, bilgisayarlar, mikrodalga fırınlar gibi günlük
yaşamın önemli parçaları olan aletlerin insan üzerinde olumsuz etkiler
gösterdiğine dair kesin bilgiler yoktur. Ancak elbette örnek olarak bundan
10 yıl sonra bu konudaki bilimsel verilerin neler göstereceğini doğru bir
şekilde tahmin etmek de güçtür. |
|