Adet bozuklukları
Regl olmak (adet kanaması, ay hali) kadın hayatının önemli bir parçasıdır.
Genç kızlığa adım atılan dönemde bazen şok etkisi yaratabilen ilk adet
kanaması kısa bir süre sonra kadının her ay düzenli görmeye alıştığı ve
düzensizleşmesi durumunda endişeye kapıldığı bir olgu haline gelir. Adet
düzensizlikleri kadınların sık yaşadıkları sağlık sorunlarındandır ve her
bilinçli kadının bu düzensizliklerin nedenleri hakkında genel bilgilere
sahip olması gerekir.
Adet düzensizliğinin tanımı
Normal bir adet düzeni olan kadın 26-35 günlük aralıklarla (bu aralığın
başlangıcını ve bitişini bir adetin ilk günüyle diğer adetin ilk günü
belirler) kanama görür ve bu kanama 3-7 gün arasında devam eder. İlk
günlerde nispeten daha fazla olan kanama yavaş yavaş azalarak en geç 7 günde
tamamen biter. Tüm bu adet dönemi boyunca kadın ortalama olarak 60 ml. kan
kaybeder. Bazı kadınlarda ek olarak tam iki adetin ortasına denk gelen
dönemde birkaç damla süren lekelenme tarzında kanama olabilir. Ovulasyon
(yumurtlama) esnasında oluşan bu kanama her ay tekrar eder ve normal dışı
bir durum olarak kabul edilmez.
Yukarıda anlatılan düzenden her sapma adet düzensizliği olarak tanımlanır.
Her adet düzensizliği tipinin kendine özgü nedenleri ve tedavi şekilleri
olduğundan tanı koyma aşamasında kadının düzensizliği iyi tarif edebilmesi
çok önemlidir.
Kadınlar neden adet kanaması görürler?
İki adet kanamasının ilk günleri arasında kalan ve menstruasyon siklusu adı
verilen döngünün amacı uterusu (dölyatağını) gebeliğe hazırlamaktır. Bu
döngünün düzenli olarak işlemesine hem fizyolojik hem de ruhsal süreçler
katkıda bulunur: Her adetin ilk gününde beyinde bulunan hipofiz adlı salgı
bezinden salgılanan bir hormonun etkisiyle yumurtalıklardan birinin içinde
bir oosit (yumurta) hücresi olgunlaşmaya ve östrojen hormonu üretmeye
başlar. Bu hormon uterus iç tabakasının kalınlaşmasından ve gebelik için ön
hazırlıkların tamamlanmasından sorumludur. 14 gün süren bu kalınlaşma
döneminde yumurta hücresi etrafında sıvı birikimi olur ve yumurtalık
yüzeyinde yaklaşık 18-20 mm. çapında içi sıvı dolu olan ve folikül adı
verilen yapı ortaya çıkar. Bu olaylar esnasında hipofizden salgılanan diğer
bir hormonun kanda seviyesi belli bir aşamaya yükseldiğinde bu gelişen
folikül çatlar ve içindeki olgunlaşmış yumurta hücresi serbest kalır. Bu
hücre fallop tüpü içine girerek burada ilerlemeye başlar. Fallop tüpü içinde
oosit bir sperm hücresiyle karşılaşır ve döllenme gerçekleşirse gebelik
başlar.
Yumurtlama gerçekleştikten hemen sonra kanda östrojen hormonuna ek olarak
progesteron hormonu da yükselmeye başlar. Bu hormon uterus iç tabakasını
döllenen yumurtanın yerleşmesi ve gebeliğin devam etmesi için uygun hale
getirir ve bir anlamda östrojen hormonunun burada yaptığı ön hazırlıkları
tamamlar. Gebelik oluşmazsa kanda hormon seviyelerinin düşmesiyle belli bir
süre sonra endometrium tabakası dökülmeye başlar. Bu dökülme kanamayla
birlikte olur. Adet kanaması adı verilen bu kanamayla birlikte endometrium
yeni siklustaki muhtemel bir gebelik için tekrar hazırlanmaya başlar ve
yukarıdaki döngü en başa döner.
Adetin zamansal olarak düzenli olmasını sağlayan en önemli mekanizma
ovulasyon (yumurtlama) ve buna bağlı olarak salgılanan progesterondur.
Ovulasyon herhangi bir nedenle gerçekleşemezse endometrium tabakası östrojen
etkisi altında kalınlaşmaya devam eder ve beklenmedik zamanda, sıklıkla
gecikmeli olarak ve gene sıklıkla normalden fazla kanama olur.
Tüm hormonal mekanizma beyin üst merkezlerinin denetimindedir ve psikolojik
etkenler hormonal salgılamayı etkileyerek adet düzeninde değişikliklere
neden olabilirler.
Adet düzeninde diğer önemli bir etken de tiroit hormonlarıdır. Bu
hormonların azlığı ya da fazlalığı durumunda adet düzeni sıklıkla bozulur ve
yine sikluslar sıklıkla yumurtlama olmaksızın gerçekleşir.
Adet düzensizlikleri - Anormal kanamalar
Adet düzensizliğinde tetkikler
Adet görememe (amenore)
Premenstrüel sendrom
Normal dışı vajinal kanamalar
Dismenore (sancılı adet görme)
Adet düzensizliği ile ilgili sık sorulanlar
|