|
Kriyoterapi ya da halk arasında bilinen adı ile dondurma tedavisi anormal
dokuları dondurarak tahrip etmek esasına dayana bir tedavi şeklidir. Prob
adı verilen bir enstrüman dondurulacak dokuya (rahim ağzı gibi) temas
ettirildikten sonra dondurma işleminde kullanılacak olan gaz prob içinden
geçirilir ve probun ucunun aşırı derecede soğumasına (yaklaşık -90 derece)
neden olur. Burada yatan mantık şudur: Soğutmada kullanılan gaz basınç ile
probun ucuna itildiğinde gaz aniden hacim olarak genişler ve etraftan ısı
çekerken probun ucu soğur. Doku prob ile temas halinde olduğu için donar. Bu
amaçla sıvı nitrojen ya da karbon dioksit kullanılabilir. Dondurma genelde
3-4 dakika kadar sürer. Ancak işlem 1-2 sefer tekrarlanacağı için yaklaşık
15 dakika kadar alır.
Kriyoterapi genellikle rahim ağzındaki hücresel değişikliklerin ve halk
arasında yara adı verilen erozyonların tedavisinde kullanılır. Kriyoterapi
öncesi PAP smear yapılmış olması gereklidir.
Donan alanın derinliği genelde probun etrafından taşan alan ile eşittir.
Halka şeklindeki alanın kenarlarında sıcaklık yaklaşık -20 dreceye düşer
ancak bu hücre ölümü için yeterli değildir. Bu nedenle lezyonun kenarlarının
iyi gözlenmesi ve büyüklüğüne göre prob seçilmesi önemlidir. Yapılan
çalışmalar CIN I adı verilen çok erken dönem lezyonlarda etkilenmiş alanın
derinliğinin yaklaşık 3.8 milimetre olduğunu göstermektedir. Eetkili bir
şekilde yapılan kriyoterapi lezyonları %99.7 oranında tedavi edecektir. Bu
nednele dondurma işlemi yapılırken donan alanın probun alanından yaklaşık 5
milimetre daha geniş olmasına dikkat edilmelidir. Benzer şekilde dondurma
işleminden sonra probun dokudan ayrılmasını beklemek ve daha sonra ikinci
kere dondurma işlemi yapmak işlemin etkinliğini arttırmaktadır. Benzer
şekilde hızlı dondurma ve yavaş çözülme de daha fazla sayıda hücrenin tahrip
edilmesine neden olacağından önemli bir ayrıntıdır.
Kontraendikasyonlar (kriyoterapi yapılmaması gereken durumlar)
 | Servikal kanala doğru birkaç milimetreden daha
derin olan lezyonlar. |
 | Kürtajda patoloji saptanması |
 | Hamilelik |
 | Probun alanından çok daha büyük lezyonlar |
 | Aktif servikal enfeksiyon |
 | Tekrarlayan lezyonlar (LEEP yapılmalıdır) |
 | CIN 3 ya da kanser varlığı |
Avantajları
 | Ciddi yaralanma ya da komplikasyon riski son derece
düşüktür |
 | Hızlı ve uygulanması kolaydır |
 | Ucuzdur |
 | Poliklinik şartlarında yapılabilir |
 | Anestezi gerektirmez |
 | İşlem sonrası normal yaşantıda değişiklik gerekmez.
|
 | İşlem sonrası kanama riski son derece azdır |
 | Üreme potansiyeli üzerinde bir etkisi yoktur |
Dezavantajları
 | Kriyoterapi sonrası 1-2 hafta süreyle şiddetli bir
akıntı olabilir. |
 | İşlem sırasında adet sancısına benzer kramplar
olabilir. |
 | İşlem sonrası rahim ağzı kapanabilir. |
 | Lezyonun histolojik incelemesi yapılamaz. |
 | Daha sonraki ilk birkaç ayda smear yapmak
zorlaşabilir. (Smear alınması gereken alan serviks içine doğru kaydığı
için. Burada smear alma işleminde bir zorluk ya da farklılık yoktur ancak
doğru alandan örnek almak zorlaşmaktadır) |
 | Tedavi başarısız olabilir. |
İşlem sırasında neler hissedilir ?
Rahim ağzında ağrı sinirleri bulunmaz ve bu bölge ağrıya duyarsızdır.Bu
nedenle acı olmaz ancak rahimde adet sancısını andıran kramp tarzında
kasılmalar olabilir. Bu his 1-2 dakika gibi çok kısa bir sürede kaybolur.
İşlem öncesinde ya da hemen sonrasında basit ağrı kesicilerin kullanılması
yararlı olabilir.Çok nadiren de vajina içinde garip bir his yaşanabilir.
Soğukluk olarak tanımlanabilecek olan bu etki önemsizdir ve hemen kaybolur.
İşlem hasta muayene pozisyonunda jinekolojik muayene masasına yatar
haldeyken yapılır. Normal muayenede olduğu gibi vajinaya spekulum
yerleştirilerek serviks görünür hale getirildikten sonra işlem yapılır.
İşlem sırasında karşılaşılabilecek sorunlar
 | En sık karşılaşılan sorun probun kayarak vajina
duvarına değmesidir. Bu durumda ağrı hissedilir. |
 | Dondurulan alanın asimetrik olması. Bu durum uygun
prob seçimiyle giderilebilir. |
 | Çok nadiren hastada vagal refleks adı verilen bir
durum nedeniyle tansiyon düşüklüğü ve bayılma olabilir. |
İşlem sonrası takip
Kriyoterapi sonrası 3-4 hafta süreyle sulu bir akıntı olabilir. Akıntının
nedeni ölü hücrelerin atılmasıdır. Akıntı genelde kokuludur. İşlemi takip
eden 3-4 hafta boyunca rahim ağzı travma ve enfeksiyona açık olduğundan
cinsel ilişkide bulunulmaması, tampon kullanılmaması, havuza ve jakuziye
girilmemesi, vajinal duş yapılmaması gerekir.
İşlemden 3 ay sonra PAP smear tekrarı gereklidir. İlk 3 ay boyunca hücresel
yenilenme süreci devam ettiğinden smear almanın bir yararı yoktur. Eğer bu
smear incelemesi normal ise takip eden 2 yıl boyunca her 6 ayda bir smear
tekrarı yapılmalıdır. Tekrarlayan lezyonların büyük bir kısmı ilk 2 yıl
içinde ortaya çıkar bu nedenle rutin takipler son derece önemlidir ve ihmal
edilmemelidir (Smear tarihinizi e-posta ile hatırlatmamı isterseniz burayı
tıklayın).
Eğer 3 ay sonraki smear incelemesinde lezyon saptanırsa bu kez biyopsi ya da
LEEP yapılmalıdır. |